Cuma, Eylül 10, 2010
Devlet ve Siyaset İşte "AKP Aydını": Hem Gerici Hem Emir Eri...
31
Tem
2010

İşte "AKP Aydını": Hem Gerici Hem Emir Eri...

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç, referandumda oylanacak değişiklikleri yeterli bulmayarak "kafa karıştırıcı" bir yazı yazmıştı, ancak Bulaç hemen tartışmalara son noktayı koydu.

Zaman'da yazamadıklarını dinci Özgün Duruş gazetesinde yazan Ali Bulaç, bu kez baltayı taşa sapladı. Bulaç'ın, Özgün Duruş'un 23 Temmuz tarihli sayısında çıkan "'Evet' mi, 'hayır' mı?" başlıklı, gerici toplumsal kesimlerde kafa karışıklığına yol açarken iktidar çevrelerinde de "referandumda 'hayır'a çağrı" olarak okunan yazısı çok tepki çekmiş olacak ki, Bulaç hatasını düzeltmek zorunda kaldı. Bulaç, Zaman gazetesindeki köşesinde bugün, "Neden evet" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Tipik bir "dinci aydın"ın çapını ortaya koyan Bulaç, AKP'nin ve Zaman yönetiminin siparişi üzerine ve AKP'ye desteğinin kanıtı niyetine yazdığı, dinci camia içinde başlayan tartışmalara da bir son vermeyi amaçladığı anlaşılan yazısında şöyle dedi:

"AKP, 'kısmi bir anayasa değişikliği'ni halkoylamasına götürme başarısını gösterdi. Ve gayet açık ki, 12 Eylül halkoylamasından iyi bir sonuç çıkarsa, bundan AKP istifade edecektir. Bence bu onun hakkıdır da. Bu kadarcık da hoş helal olsun!... İktidar partisinin kazancı olsa bile, hiç değilse ülkenin hukuki ve idari yapısında sağlayacağını umduğumuz kısmi iyileştirmeyi göz önüne getirirsek, referandumda 'evet' demenin daha makul, hatta zaruri olduğunu gösteriyor."

Ali Bulaç, daha önce ne demişti?
Bulaç, Özgün Duruş gazetesindeki "'Evet' mi, 'hayır' mı?" başlıklı yazısında, anayasa değişiklik paketinde yer alan "kadına pozitif ayrımcılık" maddesinden rahatsızlığını ve AKP'ye ilişkin düşüncelerini şöyle dile getirmişti:

"Hepimiz biliyoruz ki, bu anayasa değişikliğini AKP hükümetine empoze eden Avrupa'dır. AKP, ne yaptığını biliyor mu bilmiyor mu, biz bilemiyoruz. Ama bu anayasa maddesinin geleneksel aile düzenimizi ve toplumsal hayatımızı derin bir sarsıntıya uğratacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok. Zaten iskeleti sallanmakta olan toplumumuz büsbütün çözülecektir."

Zaman'e "aydını"nın asla değişmeyecek portresi
Ali Bulaç, AKP'nin anayasa değişiklik paketine "süs" niyetine koyduğu ve pratikte işletilmeyeceği gayet iyi bilinen "kadına pozitif ayrımcılık" maddesine odaklandığı Özgün Duruş'taki köşe yazısında, kendisiyle birlikte AKP'nin de dahil olduğu gerici bloğun, kadına ve toplumsal yaşama bakışını özetleyen şu satırlara yer vermişti:

"Bunun gündelik pratikte nasıl işleyeceğini somut bir olay üzerinden anlamaya çalışalım: Diyelim ki bir firmaya iki kişi müracaat ediyor. Biri dört çocuklu erkek, diğeri kocası çalışan, orta sınıf seviyesinde geliri olan bir kadın. İkisinin de aynı evsafta liyakat ve ehliyete sahip olduklarını düşünelim. Anayasa gereği firma sahibi, kadını işe almak zorundadır.

"Bunun toplumsal sonuçları muhtemelen şöyle tezahür edecektir: Pozitif ayrımcılığı öngören bu anayasa maddesine göre işe giren kadının toplumsal hayata katacağı artı değer, kazandığı parayla daha çok kredi kartına dayalı harcamalar yapması, marka elbiseler alıp giymesi, daha çok kozmetik kullanması, daha lüks otellerde tatile çıkması olacaktır. Daha önce kocası evin geçimini üstlenmekten dolayı evde son söz sahibi iken, şimdi kadın da iktisadi gelire sahip olması dolayısıyla evin riyasetine ortak olmaya başlayacaktır, zaten yasalar riyaseti erkeğin elinden almış bulunmaktadır.

"Bunun evin huzuru, ailenin devamı, çocukların bakımı, terbiyesi, eğitimi ve yetişmesiyle ilgili boyutlarının ne hale geleceğini düşünelim. Dahası kocası eşinden ev hanımlığı-annelik-kadınlık görevlerini yerine getirmesini isteyecek olsa, bu kadının iki yükümlülük üstlenmesi anlamına gelecektir.

"Dört çocuklu erkeğin işe alınmaması durumunda ortaya çıkacak manzara bellidir: 6 kişilik bir evin geçiminden sorumlu bir erkek, işsiz kalmaya devam edecektir, çocuklarını okutamayacak, sağlıklarıyla yeterince ilgilenemeyecek, böylelikle topluma 6 kişiden müteşekkil ilave bir yük binecektir.

"Yüce Allah, erkeği kadın üzerinde 'kavvam' kılmış (4/Nisa, 34), onu kadının geçiminden, sağlık ve güvenliğinden sorumlu tutmuştur. Bu tabii-fıtri düzendir. Müslüman kadınlara -özellikle başörtülü yazarlara- da virüs gibi bulaşan feminist söyleme göre ise, kadın ve erkek eşittir, aralarında herhangi bir farklılık olmamalıdır."

Aklı başında kim, gericilerin "yeni ve sivil bir anayasa" çağrısına inanır
Bulaç'ın Özgün Duruş'taki yazısını, Zaman yönetiminin ve AKP'nin medya takibi ordusunun gözden kaçırması ihtimaline karşı, "Ali Bulaç'tan referanduma boykot" başlığıyla haberleştiren Timeturk haber sitesindeki bazı okur yorumları ise ilgiyi hakediyordu:

"ahmet - sayın bulaç Allah razı olsun Allah için sizi seviyorum çok doğru tesbitler ancak bu zamanda yazmazsanız daha iyi olacak. selam ve dua ile."

"yıldızlı - Yav Ali Bulaç bir de seninle mi uğraşalım? Bu anayasa değişikliğinin yetersiz olduğunu bütün alem biliyor zaten. Hele bir dur. Hele bir dur. Kadına ayrımcılık maddeleri fasa fiso zaten. Burada önemli olan psikolojik adım atmak. Anla artık..."

Bulaç'ın, bugünkü Zaman'da çıkan "düzeltme ve özür" niteliğindeki yazısında, Saadet Partisi'nin "12 Eylül'de evet, 13 Eylül'de hayır!" şeklindeki yaklaşımını örnek göstererek, "bizim parolamız ise 12 Eylül'den sonra 'yeni ve sivil bir anayasa' olacak!" demesi, AKP ve Zaman yönetiminin azarları kadar, okur kitlesinin uyarılarını da dikkate aldığını gösterdi.

(soL - Haber Merkezi)



Bu Sayfayi Paylas... Paylas..

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

CİA'NIN KARANLIK OPERASYONLARI - JOHN J. NUTTER
BEYİN İĞFAL ŞEBEKESİ - ARMAND MATTELART
GÖSTERİ PEGAMBERİ - CHUCHK PALAHNİUK
FELSEFENİN SEFALETİ - KARL MARKS
AŞK UTANDI - MAHMUT AYAZ
TOPLU YAZILAR - MAHİR ÇAYAN

Enter your email address:

Delivered by FeedBurner

Şu anda 104 konuk çevrimiçi
toolbar powered by www.mit3xxx.de