12 Eylül’de yapılacak anayasa referandumu yaklaşıyor. Bu vesile ile, Tayyip Erdoğan ve muhalefet liderleri, hızla, şehir şehir dolaşıyor, seçmenlerden evet ve hayır oyları istiyorlar. Başbakan, işe, bilindiği üzere, 12 Eylül’de idam edilen gençlerden bazılarının mektuplarını okuyarak ve vekilleri ile beraber ağlaşarak başladı. AKP’nin, bu türlü “alengirli” konularda, ne kadar sinsi ve sistemli bir çizgi izlediği, hemen her olayda somutlanıyor. Kendisilerine zerre kadar zarar vermeyen ve hatta bununla beraber, ülkenin devrimci, sol siyasetini tasfiye eden askeri-faşist darbeyi, büyük bir memnuniyetle karşılayan tarikatların içinden gelen Başbakan, nasıl oluyor da, bugün o devrimcilerin hayatlarını ellerinden alan askerlerden hesap sormak için can atıyor?! Bu nasıl bir ikiyüzlülüktür?










.png)
.png)
.png)


Son yılların aranan genç kadın oyuncusu Beren Saat, epeydir, tüm gazetelerde, “şaşırtan serveti” ile haber oluyor. Oyuncu, iki yıldır süren Aşk-ı Memnu dizisindeki rolü karşılığı, bölüm başına 30 bin TL alıyormuş. Oynadığı deodorant reklamından 750 bin TL, cips reklamından ise 850 bin TL kazanmış. Beren’in 26 yaşında olduğu düşünülürse, gerçekten de bu miktarlar “şaşırtıcı” bir servete işaret ediyor. Aynı gazetelerde, bu durumu yaratanın, “güzellik ve yetenek” olduğu söylenmiş. Ülkedeki tek güzel ve yetenekli oyuncunun, ki bence adı geçen kişi pek de yetenekli değil, Beren Saat olmadığını hepimiz biliyoruz.
Ağı sunulacak kişiyi oyuna getirmenin en klasik yolu, ağıya tatlandırıcı katmaktır. Kurbana tuzak ve pusu kurmak canlıların bir özelliğidir. Kurban tuzakları, kurban pusuları, değişik canlı türlerindeki öykü ve örnekleriyle başlı başına bir konudur. İnsan bu konunun en ‘zengini’dir. İnsanı, kurbanına içgüdüleriyle tuzak kuran diğer canlılardan daha kıvrak ve mahir kılan, onun sahip olduğu ‘akıl’ unsurudur. Ama ‘akıl’ insana soyluluk kadar soysuzluk da eklemiştir. Çünkü aklın gelişim sürecinde şeytani zekâ ve ahmaklık da uç verdi. Öyle ki, akılla ahmaklık arasında bir uçurum oluştu ve şeytani zekâ aptallığı yönetmeye koyuldu. Aynı zamanda bu ‘akıl’ insanı kurbanına tuzak kurma konusunda, canlıların en vahşisi kıldı.
Bir kaç gün içinde küçük bir isyancı ordusunun yokolmaya karşı verdiği mücadeleyi anlattığım kitap "Stratejik Zafer" yayınlanacak.
12 Eylül Askeri-Faşist darbesinin yarattığı dinamikler sonucu yeşeren ve 7.5 yıldır iktidarda bulunan AKP’nin anayasa değişikliği için hazırlattığı ve referanduma sunduğu değişiklik paketinin oylanmasına 2 aydan az bir süre kala ‘Evet’,’Hayır’ ve üçüncü bir yol olan ‘Boykot’ cephesinde saflaşmalar keskin bir şekilde netleşmeye başladı.Kullanılan argümanlar gereği sap ile samanın birbirine karıştığı bu süreçte AKP’nin ’12 Eylül ile bir hesaplaşma’ olarak neticelendirdiği bu değişikliğin propagandasını yaparken davaları uğruna bedel ödemiş ve hayatları boyunca AKP gibi soygun ve talan düzenlerinin temsilcisi olan parti, kişi ve kurumlara karşı mücadele veren Devrimcileri’de sürece dahil etmeye çalışması ve Necdet Adalı gibi bir yiğidi parti grup toplantısında timsah gözyaşlarıyla anması büyük bir ironi teşkil eden bir durumdur.












Burada yapılan tüm çalışmalardan d...


